Yalçın’dan Suriye vurgusu
Suriye’de 15 yıl boyunca Türkiye sınırında bir terör devleti kurulmak istendiğini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, gelinen noktada hem rejimin devrildiğini hem de terör yapılanmasının tasfiye aşamasına geldiğini söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Balıkesir’de yaptığı konuşmada dünya siyasetinde insan hakları, uluslararası hukuk ve kurumların giderek daha fazla görmezden gelindiği kritik bir döneme girildiğini belirterek, Türkiye’nin bu sürece güçlü bir siyasal irade ve hazırlıklı bir devlet yapısıyla girdiğini söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Balıkesir Valiliğini ziyaret ederek Vali İsmail Ustaoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Ardından AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda partililere hitap eden Yalçın, konuşmasında hem dünya siyasetindeki gelişmeleri hem de Türkiye’nin insan hakları, güvenlik ve dış politika perspektifini değerlendirdi.
AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı olarak Türkiye genelinde bir toplantı serisi yürüttüklerini ifade eden Yalçın, il teşkilatlarıyla yapılan bu toplantıların son dönemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirmek, bunları derleyerek genel merkezde bütünlüklü politikalara dönüştürmek açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu toplantılardan elde edilen bilgilerin, AK Parti’nin insan hakları siyasetini oluşturan temel veriler haline geldiğini belirten Yalçın, bu nedenle yapılan değerlendirmeleri son derece önemsediklerini dile getirdi.
“Dünya siyaseti öngörülemez bir sürece girdi”
Dünya siyasetinin gündeminin herkesin malumu olduğunu ifade eden Yalçın, özellikle Venezuela’da yaşanan gelişmelerden sonra birçok devlet açısından dostluk ve rekabet ilişkilerinin dahi öngörülemez hale geldiğini söyledi. İnsan hakları, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar gibi kavramların artık küresel ölçekte ayaklar altına alındığını ve büyük ölçüde görmezden gelindiğini savunan Yalçın, bu durumun insanlığın geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını kaydetti.
Bu sürecin yalnızca bir tehdit dönemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, bunun aynı zamanda hazırlıklı olanlarla hazırlıksız olanlar arasındaki farkın net biçimde ortaya çıkacağı bir dönem olduğunu söyledi. Zayıf bir iktidar ve zayıf bir siyasetle bu tür karmaşık dönemlere girmenin büyük zararlar doğuracağını ifade eden Yalçın, güçlü ve hazırlıklı bir siyasetle bu sürece giren ülkelerin ise bu risklerden korunma şansının yüksek olduğunu dile getirdi.
“Türkiye prangalarından kurtularak önünü açıyor”
AK Parti iktidarının, Cumhur İttifakı ortağıyla birlikte Türkiye’nin ayağında pranga olarak görülebilecek unsurlardan kurtularak ülkenin önünü açmaya yönelik büyük bir siyaset izlediğini belirten Yalçın, gündelik siyasi tartışmaların ötesinde Türkiye’nin savunma sanayii yatırımlarından toplumsal birlik ve beraberlik projelerine kadar birçok alanda yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Türkiye’nin bir yandan ‘terörsüz Türkiye’ inisiyatifini konuştuğunu, diğer yandan da çevre coğrafyaları yakından izlediğini söyleyen Yalçın, bu süreçte güvenlik politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.
Suriye değerlendirmesi: “15 yıl boyunca terör devleti kurulmak istendi”
Suriye’de yaşanan gelişmelere değinen Yalçın, Türkiye’nin sınırının hemen ötesinde 15 yıl boyunca bir terör devleti inşa edilmek istendiğini söyledi. Bu projenin arkasında çok sayıda uluslararası aktörün bulunduğunu ifade eden Yalçın, terör örgütlerine binlerce tır dolusu silah sevkiyatı yapıldığını hatırlattı. Suriye’de uzun yıllar süren iç savaş boyunca Türkiye’yi tehdit edebilecek bir terör yapılanmasının kurulmaya çalışıldığını vurgulayan Yalçın, AK Parti iktidarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başından sonuna kadar tutarlı, anlamlı ve bütünlüklü bir dış politika ve güvenlik politikası izlediğini dile getirdi.
Yalçın, 14-15 yılın sonunda gelinen noktada Türkiye’ye düşmanlık eden rejimin devrilmekle kalmadığını, aynı zamanda kurulmak istenen terör devletinin de tasfiye aşamasına geldiğini söyledi. Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşmaya dikkat çeken Yalçın, bu anlaşma çerçevesinde SDG’nin ortadan kalkacağı ve PKK’nın Suriye’den tamamen temizleneceği bir döneme girildiğini ifade etti.
Bu gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği, bölgesel istikrar ve terörsüz bir gelecek açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Yalçın, bunun Türkiye’nin uzun yıllar boyunca inşa ettiği diplomasinin bir sonucu olduğunu belirtti.
Suriye sahasında çok sayıda aktörle mücadele ettiklerini belirten Yalçın, zamanında bu mücadelenin başarıya ulaşamayacağını düşünenlerin olduğunu ancak gelinen noktada Türkiye’ye rağmen bu coğrafyada bir terör devleti kurulmasının mümkün olmadığının görüldüğünü ifade etti. Yalçın, Türkiye’ye rağmen bölgede masa kurulamayacağını ve siyasi sonuçlar alınamayacağını dile getirdi.
Muhalefetin geçmişte Suriyelilerle ilgili kullandığı söylemleri hatırlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, seçim kampanyalarında Suriyelilerin insan onuruna aykırı şekilde gönderilmesinden bahsedildiğini anımsattı. Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Suriyeliler benim kardeşimdir” sözlerinin bugün sahada sonuç verdiğini ifade eden Yalçın, Türkiye’nin o dönemde kurduğu kardeşlik bağlarının bugün Suriye’de karşılık bulduğunu söyledi.
Yalçın açıklamalarının devamında şunları kaydetti:
“Bugün Suriye’de o dönem sahip çıktığımız misafirperverlikle ağırladığımız Suriyeliler ülkelerine dönmeye başladıklarında kendi ülkeleri için askeri bir mücadele vermeye başladıklarında, Türkiye ile aynı paralelde hareket ediyorlar. Çünkü onlarla işte o zor günlerde bir kardeşlik bağı inşa ettik. O gün onları insanlık onurundan uzak bir şekilde postalamaktan bahsedenlerin o Suriyelilerin terörle mücadelede verdiği katkı kadar Türkiye’ye faydaları olmamıştır. Bugün Suriye’de Türkiye ile dost olabileceğini düşündüğümüz, dostça geçinebileceğini düşündüğümüz bir yeni yönetim kuruluyor. İnşallah bu bölgemiz adına da Türkiye adına da olumlu sonuçlar doğurur. Terör örgütünün de tasfiyesi ile birlikte inşallah iyi sonuçlar çıkar. Dün Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın açıklamalarını gördüm. Kendisi sanırım Suriye konusunda artık bizim 14-15 yıldır söylediğimiz şeyleri anlayacak konuma gelmiş gibi gözüküyor. ‘Suriye’deki Türkmenler ve Kürtler bizim kardeşimizdir’ diye açıklama yapmış. Ama yine Cumhuriyet Halk Partisi’ne yakışır şekilde meseleyi yarım anlamış. Biz tüm Suriyeliler kardeşimizdir, tüm Suriyeliler dostumuzdur diyoruz. Ne 14 yıl boyunca onları ülkemizde misafir ederken Kürt müdür, Arap mıdır, Türk müdür, Nusayri midir, Sünni midir diye ayırt etmeden hepsini kucaklayarak nasıl ülkemize aldıysak bugün de Suriye’nin geleceğinde Türk, Arap, Kürt hiçbir ayrım yapmadan hepsiyle Suriyeli kardeşlerimizle iyi geçinmenin, iyi bir dostluk ilişkisi kurmanın peşindeyiz. O tarihlerde kendileri Suriye’deki PYD’nin Türkiye’ye zarar veremeyeceğini iddia ederlerken, bugün o terör örgütü tasfiye olurken Suriye’den, söyleyecek pek bir söz bulamamışlar gibi gözüküyorlar. O yüzden yarım yamalak da olsa Suriye’ye daha insani bir yaklaşımı geliştirmeye gayret ediyorlar. 14-15 senenin sonunda geldikleri yer önemli ama hala meseleyi yarım anlamışlar. Hala bizim Suriye’ye etnik kimlikler üzerinden baktığımızı falan gibi düşünmek gibi yarım bir yaklaşımın içerisine düşmüşler. Biz Suriye’ye bir komşu olarak bakıyoruz. Tüm Suriyeliler bizim komşumuzdur. Suriye iyi oldukça Türkiye iyi olacaktır. Suriyelilere 14-15 yıl boyunca misafirperver bir şekilde davranmış olmamız umulur ki Suriyeli kardeşlerimizde de iyi bir hatıra bırakmıştır. Biz bazı muhalefet partilerinin kullandığı söylemleri hiçbir zaman kullanmadık. Her zaman bu tür konularda en insani hassasiyeti elinde bulunduran parti olduk. Cumhurbaşkanımızın tüm siyaseti insan kavramı etrafında döner. Ortaya koyduğu altyapı projelerinden tutun hastane inşasından yol inşasına kadar her şeyin merkezinde insana hizmet vardır. Her şeyin merkezinde insan hayatını korumak vardır. İnşallah bu ülkenin diğer siyasi liderleri de Cumhurbaşkanımızın bu insan merkezli siyasetinden çeşitli şeyleri kendileri için örnek alırlar. inşallah 14 yıl boyunca yaptıkları ucuz siyasetin aslında yanlış bir siyaset olduğunu görmeye erişebilirler. Biz önümüzdeki dönemde de tüm bölgemizde terörle mücadeleye devam edeceğiz. Ama bütün komşularımızla bizimle iyi ilişkiler kurmak isteyen tüm komşularımızla iyi ilişkilerimizi muhafaza ederek, bölgemizde güvenlik, huzur iklimini inşa etmeye devam edeceğiz. Muhalefet bizi izlemeye devam etsin. Ama çok rica ediyorum, muhalefet en azından artık bu konuları ciddiyetle ele almak gerektiğini de anlasın.” İHA

